Sülüklü, Konya ilinin Yunak ilçesine bağlı bir köydür. Kürtçe adı “Gundê Çaliko”dur ve Çalıkanlar, Canbeg aşiretinin bir koludur; köyün bu adı da buradan gelmektedir.
Tarihi ve Kuruluşu
Canbeg aşireti, 1600’lü yıllarda Orta Anadolu’ya özellikle Malatya ve Adıyamandan göç etmiştir. Sülüklü’nün kuruluşu da bu göçle aynı dönemlere denk gelir. Köy ilk olarak, bugünkü yerleşim yerine yaklaşık 2 km uzaklıkta, Kürtçe “Qişle Kewn” (Eski Kışla) denilen bölgede kurulmuştur. Bu alan dar bir ova olup bataklık ve sulak bir yapıya sahipti. Yağmurlarla sık sel taşkınları yaşanması, hayvanlara zarar vermesi ve halka büyük zorluk çıkarması nedeniyle köy halkı burayı terk etmeye karar vermiştir.
Bu taşınma önerisini içlerinden “Dal Bekir” adlı kişi getirmiş ve şimdiki konumun daha uygun olduğunu belirtmiştir. Yeni yer, hayvanların otlatıldığı mera bölgesinde yer alıyor ve sulama açısından elverişliydi. Böylece köy, yaklaşık 1730lu yıllarında şimdiki konumuna yerleşmiştir.
.
Yeni yerleşim yerine geçildikten sonra, yakınlardaki Canbeg aşireti köylerinden (Kürtçe adı “Milsefan” olan, bugünkü Polatlı’ya bağlı Gülpınar ve Tüfekçioğlu köyleri) bazı büyük aileler(Kahveci oğulları) Sülüklü’ye yerleşmek istemiş, Hem aynı aşiretten olmaları hem de zenginlikleri, ve ağa konumlarıyla taşıdıkları saygınlık nedeniyle köy halkı tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmışlardır.. Bu birleşme ile Sülüklü, iki büyük Canbeg kabilesinin bir araya gelmesiyle bugünkü yapısını kazanmıştır.
Bu süreçte, çevre köylerdende bazı aileler Sülüklü’ye yerleşmiş; aynı şekilde Sülüklü’den de bazı aileler çevre köylere, örneğin Zaferiye ve Beyliova’ya gitmiştir. ,
Tüm bu göçler, birleşmeler ve karşılıklı yerleşimler sayesinde Sülüklü köyü, zaman içinde bugünkü zengin, güçlü ve birlik dolu haline kavuşmuştur. Canbeg aşiretinin derin kökleri üzerine kurulan bu köy, nesiller boyu süren dayanışma ve ortak mirasla, bugün hâlâ sıcak bir yuva ve kültürel bir merkez olarak varlığını sürdürmektedir.
. Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi
1800’lü yıllarda Sülüklü, Osmanlı kayıtlarında resmi olarak yerleşim olarak geçiyor ve köy halkı, sahip oldukları toprak ve hayvanlar üzerinden vergi veriyordu. Sülüklü, Osmanlı’nın son döneminde (1914’te) Kadınhanı ilçesine bağlı bir nahiye idi.
Cumhuriyet döneminde bu bağlılık kısa süre devam etti. 1926 yılında yeni kurulan Cihanbeyli ilçesine bağlandı ve 1926-1953 arası Cihanbeyli’ye bağlı nahiye merkezi olarak kaldı. Bu dönemde Sülüklü nahiyesine şu köyler bağlanmıştı:
Beşışıklı, Boyalı, Hacımusa, Hatırlı, Karabıyık, Sarıkaya, Sevinç, Sinanlı, Zaferiye,Başkuyu, Hacıömeroğlu, Çayırbaşı, Ortakışla.
1953’te Yunak ilçesinin kurulmasıyla Sülüklü ve bağlı tüm bu köyler Yunak ilçesine bağlandı. 1998 yılında belediye statüsü kazanarak belde oldu. 2012’de çıkan büyükşehir yasası ile belediye statüsü kaldırılarak mahalle haline getirildi. Kışla Camii, Osmanlı döneminde 1903 yılında inşa ettirilmiştir. Günümüzde restore edilerek hâlen ibadete açık olup köyün önemli tarihi eserlerinden biridir.
İsminin Kökeni
Köyün Türkçe adı “Sülüklü”, Cumhuriyetin ilk yıllarında verilmiştir. Tarihi bir çeşmesi Kürtçe “Kanîye Jêr” (Aşağı Çeşme) olarak bilinen köy, sulak alanları, göletleri ve çeşmelerinde bol miktarda sülük bulunması nedeniyle isimlendirme memuru tarafından “Sülüklü Köy” adını almıştır. Konya Ovası’nın verimli topraklarında yer alan Sülüklü, geniş meraları ve sulak alanlarıyla tarım ve hayvancılığa elverişli bir bölgedir.
Günümüzdeki Durum ve Göç
Sülüklü halkının büyük çoğunluğu göç etmiştir. İlk göç dalgası 1970’lerde Almanya’ya başlamış, ardından İsviçre, Avusturya ve İskandinav ülkelerine (özellikle Danimarka, Norveç ve Finlandiya’ya) devam etmiştir. Ayrıca Sülüklülü bazı aileler İngiltere, Belçika ve Kanada’da da bulunmaktadır. Türkiye içinde ise en yoğun Konya merkezde yaşamakta; bunun yanı sıra Ankara, Eskişehir, Bursa, İstanbul ve Antalya’da da Sülüklülüler vardır.
Köydeki yerleşik nüfus kış aylarında 665(2023) kişiye kadar düşerken, yazın Avrupa’dan dönenlerle birlikte 3-4 bine ulaşmaktadır.
Sülüklü, zengin tarihi, aşiret kökenleri ve doğal özellikleriyle Anadolu’nun tipik göç veren köylerinden biri olarak dikkat çeker. Hem geçmişi hem de diasporasıyla güçlü bağlarını koruyan bir yerleşimdir.
Информация по комментариям в разработке