Eric Von Däniken - Tanrılar Aslında Astronot muydu? Tezinin Özü ve Dünyayı Sarsan İddia
Eric Von Däniken’in 1968’de yayımladığı Tanrılar Asıldan Astronot muydu? adlı kitabı, insanlık tarihinin en radikal ve tartışmalı bakış açılarından birini dile getirdi: “Tanrılar” diye tapılan varlıklar, aslında yüksek teknolojiye sahip uzaylı ziyaretçilerdi. Yazar, Sümer’den Maya’ya, Eski Mısır’dan İncil’e dek uzanan mitosları, kabartmaları, arkeolojik kalıntıları ve kutsal metinleri yeniden okuyarak, “ilahi” olarak yorumlanan olayların aslında uzay araçları inişleri, lazer silahları, genetik müdahaleler ve nükleer patlamalar olabileceğini ileri sürdü. Tezinin özü, insanlığın evrimsel ve kültürel sıçramalarının, yerel halkların kavrayamadığı bir “uzay mühendisliği”nin ürünü olduğu yönündeydi; yani tanrılar gökten inen, demir kanatlı, ışık saçan, ölümsüzlük iksiri sunan, gök gürültüsü gibi korkunç silahlar taşıyan “astronotlardı”.
Däniken’in iddiaları yalnızca mitolojik anlatıları değil, aynı zamanda fiziksel kanıtları da hedef alıyordu: Nasca Çizgileri’nini iniş pisti, Pumapunku’nun hassas kesimli devasa taş blokları, Eski Mısır pilleri, Etiopanya’nın 400 tonluk tek parça obeliskleri, Maya astronomisinin milimetrik hesapları, İncil’deki Yeşilısık sütunu, Ezekiel’in “tekerlek içinde tekerlek” gördüğü tasvir… Hepsi, “ilkel” kabul edilen uygarlıkların aslında gelişmiş bir teknolojiye tanıklık ettiklerini, ancak bu teknolojiyi “tanrısal” olarak kodladıklarını savunuyordu. Däniken’e göre, insan ataları bu “tanrı astronotlarına” tapınma ihtiyacı hissetti; onlara sunaklar kurdu, heykel dikti, piramit inşa etti ve kutsal kitaplar yazdı. Böylece “din” fenomeni, uzaydan gelen ziyaretçilerin etkisiyle şekillenen, kuşaktan kuşağa aktarılan bir “yanlış anlama”dan doğdu.
Kitabın yayımlanmasının ardından tüm dünyada fırtınalar koptu: Arkeologlar “bilim dışı” diye bağırdı, din adamları “küfür” ilan etti, akademisyenler “psevdo-tarih” damgası vurdu; buna karşın milyonlarca okur, uzun kuyruklar oluşturarak Tanrılar Aslında Astronot muydu?’yu satın aldı ve “uzaylı tanrı” fikri popüler kültürün temel mitlerinden biri hâline geldi. Däniken’in tezi, bilimsel disiplinlerin sınırlarını zorlayarak, insanlığın kendini tanımlayış biçimini derinden sarsdı: Tarih, din ve bilim arasındaki duvarlar yıkıldı; “insan”ın evrendeki yeri yeniden sorgulandı; NASA’dan Vatikan’a dek her kurum, “acaba gerçekten geldiler mi?” sorusuna cevap aramak zorunda kaldı. Sonuçta Von Däniken, ister kabul edilsin ister reddedilsin, “antik uzayçı” ya da “paleo-astronot” kuramını küresel bilinçaltına kazıdı ve insanlığın “tanrı” kavramını bir daha asla eskisi gibi düşünmemesini sağladı.
Информация по комментариям в разработке