21/9/2025
Abdullah Safi'den mektup var...
ÇOK KAZANMAK ZORUNDAYIZ! -2
Dün yazdığımız mektubu hatırlarsınız...
Eğer harcanıyorsa, eğer herhangi bir sebeple yok olma potansiyeli taşıyorsa, taşınabilir değilse; bunlara KAZANÇ diyemeyiz, demiştik.
Bugünkü mektupta ise "harcanamayan, yok olma riski olmayan, transfer edilebilme özelliği olan" KAZANÇ kavramını biraz daha detaylandırmak arzusundayım.
BİREYSEL DÜNYA MEŞKALELERİMİZ
Maddi birikimler...
Evlat...
Kariyer...
Dünya yaşantısı, bu üç şeyin etrafında şekillenir.
Ve bu üç şey, bizi ya Cennet ile tarif edilen bir ödülle müşerref eder ya da Cehennem diye tabir edilen bir ceza ile muhatap eder.
Sonuçta dünya hayatı, bu "üç şeyin" varlığı etrafında döner.
TALEP BİZDEN, BAHŞETMEK RABBİMİZDEN CC...
Mutlak adalet sahibi olan Rabbimiz CC “çok emek sarf edenlere ve kararlı duranlara" neresi talep edilirse, orayı bahşedeceğini vaat ediyor.
AYET: Kim ahiret kazancını isterse onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz; fakat onun ahirette hiçbir nasibi olmaz. Şûrâ Suresi 20
İSTEMEK NE DEMEK?
Neyi, niçin istediğini bilmek…
Bildiklerini içine sindirmek…
İçine sindirdiğinin istikametinde bir hayat sürmek...
Aslında ahiret kazancını isteyen de dünya kazancını isteyen de bu üçlüden kopuk bir hayat sürmüyor.
Temel fark...
Biri bu üç şeyi dünya kazanımlarını maksimize etmek için kullanıyor, bir başkası ise yine aynı üç şeyi ahiret kazanımlarını maksimize etmek için kullanıyor.
DÜNYA KAZANIMLARINI MAKSİMİZE ETMEYİ HAYATIN MERKEZİNE ALANLAR
Bu gruptakiler:
HIRS sahibidir.
ÖLÜM, ancak son nefeslerinde gündemlerine girer.
Son nefeste gerçeği görürler ve fakat iş işten geçmiş olur...
AYET: Nihayet onlardan birine ölüm geldiğinde, "Rabbim! Beni geri gönder, ta ki terk ettiğim dünyada sâlih amel işleyeyim" der. Hayır! Bu, onun söylediği boş bir sözden ibarettir... Mü’minûn Suresi 99-100
Bunlar, "dünya hayatının geçici metaını" KALICI zanneder ve bir ömür bu VEHİM ile yaşarlar.
Bunlar, iman ettiklerini söyleseler de söylemeseler de "asıl varılacak güzel yerden" uzak bir ömür sürerler.
AYET: Kadınlar, oğullar, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefislerin arzu duyduğu şeyler insanlara süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçici metaıdır. Asıl varılacak güzel yer ise Allah’ın katındadır. Âl-i İmrân Suresi 14
Para kazanma ve kariyer yapma HIRSIYLA beslenen yaşam çok hızlı akar. Bir bakarsın ki, musalla taşında ya kişi kendini görür ya da hiç ölmeyecek gibi yaşayan yol arkadaşını…
HIRS, kontrol altına alınmadığında HAZZA dönüşür.
HAZ merkezli yaşam "yeni kazanımlar, yeni iştah açıcılar, yeni konforlar, yeni bağımsızlıklar, yeni özgürlükler" arar.
Kişi aradığına ulaştığında, ulaştığı şey artık eskimiştir; daha fazlasını ister. Daha fazlasına ulaştığında ise son hedeflediği de yine eskimiştir. Bu döngü böyle sürüp gider.
Hal böyle olunca, mutlu insana, şükreden insana, "bir sonraki KAZANIM elde edilince" ulaşılacağı düşünülür. Ancak bu düşünce hiçbir zaman gerçekleşmez.
Merkeze HAZ HIRSINI alan insanların mutlu olması mümkün değildir. Bu insanlar, "psikologların ve psikiyatristlerin" müşteri stokunu oluşturur.
AHİRET YURDUNU ÖNCELEYENLER
Mal, evlat, kariyer...
Bu üçlü "ahiret yurdunu" önceleyenlerin de gündemindedir.
Fakat ahiret yurdunu önceleyenler, hayatlarının merkezine "yaratılışın gayesini" alırlar.
"Yaradılışın gayesi" tefekkürü ile bakıldığında bu üçlü bambaşka bir manaya evrilir; kanatlanıp uçmak ister adeta.
HIRS, olmaz bunların hayatında. HIRS kelimesini adeta çöpe atarlar; yerine "çok daha güçlü" bir kelime koyarlar: AZİM
AYET: Bir kere azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et. Çünkü Allah, tevekkül edenleri sever. Âl-i İmrân Suresi, 159
AZİM ve TEVEKKÜL bir araya gelince ne mi olur?
Azim, eğer iman dolu bir kalbe girerse, en azgın ölümler ona zincir vuramaz.
"Harcanamayan, yok olma riski olmayan, transfer edilebilme özelliği olan" KAZANÇ, sadece azim merkezli düşünenlerin dünyasından sâdır olabilir.
BİR ÖRNEK, BİR DUA
Örneklerin en güzeli: GAZZE...
Allah'ım CC, dünyanın yarı gücünü karşısına alma cesareti gösteren "bu AZMİ, bu TEVEKKÜLÜ"; bu dünyada da payidar eyle.
Global SUMUD Filosu’nun Gazze'ye ulaşıp kardeşleriyle buluşma isteklerini muzaffer eyle.
Abdullah Safi
Информация по комментариям в разработке