Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
Aziz kardeşim… Ramazan-ı Şerif’in feyzinin, mağfiretinin ve bereketinin sağanak sağanak yüreğimize yağdığı on dokuzuncu sahur gecesinde, yine muhabbet meclisimizde, gönül soframızda buluştuk elhamdülillah. Bu gece kalbimizi, mülkün asıl ve yegâne sahibini hatırlamaya, nefsimizin o bitmek bilmeyen toplama hırsından kurtulup, arınmaya; "Cömertlik ve İnfak" deryasında yıkanmaya açtık.
Bak güzel kardeşim… Cebinde olanı değil, kalbinde olanı infak etmektir asıl mesele. Cömertlik, sadece malın ihtiyaç fazlasını vermek değildir; asıl muhtaç olduğun halde din kardeşini kendine tercih edebilme, o muazzam feragata erebilme sanatıdır. Bu sohbetimizde; Hazreti Ebû Bekir (radıyallahu anh) Efendimizin evinde ne var ne yoksa getirip "Aileme Allah ve Resulü'nü bıraktım" deyişindeki o eşsiz teslimiyeti, günlerce aç kaldıkları halde iftarlıklarını yetime, yoksula ve esire veren Ehl-i Beyt'in o sarsıcı ahlakını dinleyeceksin.
Sadece onlarla kalmayacak; "Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol" diyen Hazreti Mevlânâ'nın, Allah'a tevekkülü zedelenmesin diye tek bir altın parayı bile sabaha bırakmaktan haya eden Cüneyd-i Bağdadi'nin ve cimriliği kalbin hastalıklı bir güvensizliği olarak gören İmam Gazali hazretlerinin o derin hikmetlerini kalbinin derinliklerinde hissedeceksin.
Şunu hiçbir zaman unutma… "Veren el, alan elden üstündür" buyuruyor Kâinatın Efendisi (sav). Zira infak, kalbin Rezzak olan Allah'a duyduğu sarsılmaz güvenin, sarsılmaz imanın ispatıdır. Allah için verdiğin, fakirin avucuna bıraktığın hiçbir lokma eksilmez; bilakis yedi yüz katıyla, ahirette sonsuz cennet bahçeleri olarak sana geri döner. Veren, aslında asıl kendine vermiş olur.
Bunu sana bir sır olarak söyleyeyim… Eğer kalbindeki dünya sevgisinden, mal mülk kaygısının getirdiği o boğucu karanlıktan ve ruhunu sıkan darlıklardan kurtulmak istiyorsan, cömertliğe sarıl. Sadece malını değil; öfkeni yutarak affını infak et, kardeşine tebessümünü infak et, yaralı bir gönle duanı infak et. Göreceksin ki, Hak yolunda verdikçe o daralan göğsün ferahlayacak, kalbin kuş gibi hafifleyip Rabbine yaklaşacak.
Gecenin bu sessizliğinde, meleklerin yeryüzüne indiği sahurun o eşsiz vaktinde hazırladığımız bu sohbetin, senin o güzel kalbine şifa, yorgun ruhuna gıda olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Eğer bu hakikatlerin, cömertlik nurunun daha fazla dertli gönle ulaşmasına vesile olmak istersen, videomuzu beğenerek, kanalımıza abone olarak bu manevi hayır kervanına sen de katılabilirsin. Yorumlar kısmına bırakacağın içten bir "Âmin" ile seher vaktindeki duamıza ortak olabilirsin.
Gelin, duamıza birlikte âmin diyelim:
"Allah’ım… bu satırları okuyan, bu sohbeti dinleyen, gönlünden koparak 'âmin' diyen kardeşlerimi de beni de affeyle… Bizim şu dünyaya sımsıkı sarılan kalplerimizi cömertlik nuruyla temizle, infakın lezzetini bize tattır Allah’ım… Bizi Ramazan’ı hakkıyla yaşayan, nefsinin bencilliğinden kurtulup veren el olma şerefine eren, mülkün sadece ve sadece Sana ait olduğunu kalbine nakşeden kullarından eyle… Evlerimize sahurun bereketini, sofralarımıza Halil İbrahim bereketini, kalplerimize tükenmez merhametini indir Ya Rabbi..."
Âmin, âmin, âmin... Vâlhamdulillahi Rabbil Âlemin.
Allah’a emanet olun…
Selam ve dua ile…
#Ramazan #Sahur #KadiriEfendi #İnfak #Cömertlik #Tasavvuf #DiniSohbetler #HzMuhammed #SahuraDoğru #Mevlana #CüneydiBağdadi #Sadaka #İslam #RamazanSohbetleri #AllahAşkı
Информация по комментариям в разработке