Seçtiğin o derin ve ilmi çizgiyi muhafaza ederek; orucun fıkhî boyutundan ziyade hikmet ve hakikatine odaklanan, kısa ama sarsıcı bir sohbet metni hazırladım. Bu metin, dinleyeni sadece aç kalmaya değil, bir "oluş" sürecine davet ediyor.
Oruç: Beşeriyetten Melekûtiyete Hicret
Bismillah, Elhamdülillah...
Kıymetli dostlar, bugün Ramazan’ı ve orucu, alışageldiğimiz "mide terbiyesi" kalıplarının ötesinde, irfan geleneğimizin ışığında bir "hakikat yolculuğu" olarak konuşalım.
1. Samediyet Sıfatından Pay Almak
İslam âlimleri der ki; Allah Teâlâ es-Samed’dir. Yani hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğudur. İnsan ise zayıf yaratılmıştır; yemeğe, suya, havaya ve teselliye muhtaçtır. İşte oruç, kulun geçici bir süre için bu beşerî bağlarını koparıp, Allah’ın "ihtiyaçsızlık" sıfatından (Samediyet) bir damla nasiplenmesidir. Oruçlu kişi, meleklere benzer; yemez, içmez ve sadece zikirle nefes alır. Bu, bir mahrumiyet değil, bedenin ağırlığından kurtulup ruhun hafiflemesidir.
2. Kur’an’ın Nüzul İklimine Uyumlanmak
Bakara Suresi 185. ayette buyurulur: "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır." İlmi bir pencereden baktığımızda; oruç, Kur’an ile buluşmak için yapılan bir frekans ayarıdır. Vahiy, tertemiz ve berrak bir kalbe iner. Oruçla dünyevi yoğunluğunu, hayvani nefsini ve kesafetini (yoğunluğunu) azaltan insan, aslında 1400 yıl önce inmeye başlayan o ilahi hitabı bugün kendi kalbinde yeniden duyabilmek için sessizleşir. Ramazan, bir tarih anması değil; vahyin diriltici soluğuna yeniden muhatap olma mevsimidir.
3. "Lekallüm"den "Sükût"a Geçiş
Orucun en büyük fazileti, bizi "Lâ" (Hayır) makamına taşımasıdır. Modern dünya bize sürekli "tüket, iste, al" derken; oruç "dur, bekle, vazgeç" der. Bu, iradenin bayramıdır. İmam Gazali’nin dediği gibi, "Midenin bayramı iftarda, ruhun bayramı ise nefsin sustuğu andadır." Eğer dilimiz gıybetten, gözümüz haramdan, kalbimiz ise kibirden oruç tutmuyorsa; tuttuğumuz şey oruç değil, sadece bir öğün kaydırmasıdır.
Sonuç Olarak
Ramazan, bir takvim yaprağı değildir; bir haldir. Oruç ise bir açlık grevi değil, "Hiçlik" makamına giriş biletidir. Bir lokma ekmeğe ne kadar muhtaç olduğumuzu anladığımız o "acziyet" anı, aslında Rabbimize en yakın olduğumuz andır. Çünkü kul, acizliğini bildiği kadar azizdir.
"Nice oruç tutanlar vardır ki, yanlarına açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz." (Hadis-i Şerif)
#RamazanSohbetleri #OrucunHakikati #İlmiSohbet #Ramazan2026 #İslamFelsefesi
#SamediyetSırrı #İmamGazali #NefsTerbiyesi #Marifetullah #Kur’anNüzulü #MeratibiSavm #HavasınOrucu #OntolojikYolculuk #İnsan-ıKamil #İrfanMektebi#RamazanAyıFaziletleri #OruçTutmanınHikmeti #ManeviDetoks #RamazanHazırlığı #EtkileyiciDiniSohbet #KısaVeÖzSohbetler #RuhunAçlığı #ModernDünyadaİslam
Информация по комментариям в разработке