Ekim 2016'da yayına başladığımız, sekiz yılını geride bıraktığımız "Tarihin Bilinmeyen Yüzü" öğrencemizin dokuzuncu yılında, 262'inci öğrencemizle ve "Milli Mücadele'ye Karaçalanlar" dizimizin 90'ıncı bölümüyle huzurlarınızdayız.
Öğrencemizin tüm bölümlerinde Milli Mücadelemizi,n Türk Devrimimizin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu önderi Atatürk'ün düşünce ve eylemlerinin Türkiye açısından, dünya açısından, Türklük ve insanlık açısından taşıdığı anlam ve önemi somut belgelerle ortaya koyduk. Atatürk'ün ölümünden sonra unutulmuş ya da unutturulmuş Türk Tarih Tezi öğretisini, 40'ı aşkın programda en ince ayrıntısına dek anlattık. Atatürk'ün ölümden hemen sonra rafa kaldırılan Türk Tarih Tezi, 40 hafta boyunca inatla sürdürdüğümüz bu yayınlarımız sayesinde anımsandı, önemsendi, benimsendi; güçlü bir biçimde araştırılmaya, incelenmeye, geliştirilmeye, savunulmaya başlandı. Bugüne dek yayımlanmış 261 öğrencemizin 89 bölümü "Milli Mücadelemize Karaçalanlar" başlıklı dizimizden oluşuyor. Bu dizimizde de yine Atatürk'e, Türklüğe, Kurtuluş Savaşımıza, şehitlerimize, gazilerimize, Cumhuriyetimize, devrimlerimize yöneltilen suçlamaları, iftiraları, yalanları, uydurmaları tek tek belgelerle çürüttük.
Atatürk'ün kişiliğine ve eserlerine yönelik saldırılar, kimilerine Atatürk'e nefret, kin duyguları aşılamış, buna karşılık yurttaşlarımızın büyük bölümünün Atatürk'e duyduğu saygı ve sevgiyi çoğaltmıştır. Yurttaşlarımız, Atatürk'ün düşüncelerine, anıtlarına, resimlerine, yapıtlarına yönelik saldırılara aşağılamalara, hakaretlerine duyduğu tepkiyi, uygun bulduğu her yere "K. Atatürk" imzası yapıştırarak gösteriyor. Bu imzayı gövdelerine kollarına göğüslerine dövme yaptıranlar; otomobillerinin camlarına, tişortlarına, eşyalarına yapıştıranlar çoğalınca, Atatürk karşıtları bu imzaya da saldırmaya başladı. Örneğin, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığıyla tanınan kimi yazarlar, bu imzanın Atatürk'ün kendi elyazısı olmadığını, sahte olduğunu ileri sürdüler. İki ay önce basında K. Atatürk imzasını kullananların telif ücreti ödemek zorunda olduğuna dair mahkeme kararı bulunduğu haberleri yayınlandı. Atatürk imzasının toplumda yaygın olarak kullanılmasından rahatsız olanlar, bu haberlere sevindi. Öğrencemizin önceki 261'inci bölümünde, Sn. Özakıncı, yaygın olarak kullanılan K.Atatürk imzasının şu ya da bu güzel yazı sanatçısının, kaligrafın eseri olmadığını, bizzat Atatürk'ün kendi elyazısı olduğunu birincil kaynaklardan özgün belgelerle kanıtladı. Ancak imzanın Atatürk'e ait olmadığını ileri süren ve kullananlara hem tazminat hem ceza davaları açılmakta olduğuna dair haberler çoğaldı. Bu nedenle bu akşam, Sn. Özakıncı Atatürk imzasının başkalarının tasarımı değil bizzat kendi eli ürünü olduğunu bir kez daha yeni delillerle ortaya koyacak ve bu imzanın başkalarının tasarımı olduğu iddialarını bir kez daha çürütecek. Tabii, her zaman olduğu gibi, birincil kaynaklardan özgün belgelerle..
Информация по комментариям в разработке