EMSAN: Türkiye’de Girmediği Ev Yoktu… NASIL BATTI?
Emsan’ın hikâyesi, Denizli’nin Acıpayam ilçesinden çıkan yoksul bir ailenin en büyük çocuğu olan Doğan Demircioğlu’nun çocukluk yıllarında başlar. Küçük yaşta babasının Kaleiçi'ndeki züccaciye dükkânında çalışmaya başlayan Doğan, formal eğitimi erken bırakmasına rağmen çok güçlü bir matematik yeteneği ve sezgisel bir ticari zekâya sahipti. Bardak işlemeden çelik tencereye kadar neye temas etse büyütmeyi başaran bu genç adam, askerlik dönüşü dükkânın başına geçtiğinde artık kimse onun önünü alamayacaktı.
Genç Doğan’ın kafasında hep aynı hayal vardı: Sadece sattığı ürünleri değil, bir gün kendi üreteceği markayı yaratmak. Bu hayal, kardeşi Çetin’in kimya mühendisliğine yönlendirilmesiyle şekillendi; çünkü bir tencere markası kurmak için Türkiye’de en zor bulunan şey bilgi ve formül bilgisi idi. 1970’te 22 ortakla Emsan’ın temeli atıldı. 1973 yılının son günü, fabrikanın fırınından çıkan ilk emaye tencere sadece bir ürün değil, Doğan’ın çocukluk hayalinin somutlaşmış hâliydi.
Emsan kısa sürede Türkiye’nin en tanınan markalarından biri hâline geldi. Ne aldılarsa büyütüyorlardı: yağ fabrikasını mutfak eşyası tesisine, kereste atölyesini tencere üretim hattına çeviriyor; çelik tencerede “kalite” kavramını yeniden tanımlıyorlardı. 1980’lerde Emsan, hem emaye hem paslanmaz çelikte Türkiye pazarının çok büyük bölümünü elinde tutuyordu. Binlerce kişinin çalıştığı devasa bir ekosisteme dönüşmüş, Türkiye'nin neredeyse her evine bir Emsan ürünü girmişti.
Fakat Doğan Demircioğlu'nun büyüklüğünü sadece sanayici kimliği belirlemiyordu. Onu tanıyan herkesin ortak anlattığı şey “iyilikseverliği” idi. İşçilerine bir gün bile maaş geciktirmemek için gecenin 3’ünde İzmir’e gidip para getiren, işçilerini yazlık kamplara gönderen, ev kooperatifleri yapan, fabrikaya gelen genç futbolculara iş imkânı sağlayan bir patrondan bahsediyoruz. O dönem Denizli'de amatör kulüplerin ayakta kalmasının en büyük sebebi de yine onun sağladığı destekti.
Doğan Demircioğlu aynı zamanda Denizlispor yönetiminde çok etkin rol oynayan, genç yetenekleri keşfeden ve şehre spor kültürü kazandıran bir figürdü. Onu tanıyan teknisyenler, ustabaşılar ve yöneticiler, iş disiplinini şöyle özetler: “Ani karar verir ama hep doğru karar verir.” Çalışanların çoğu onun sabah fabrika bahçesinde ceviz ağacının altında mesaiyi beklediği günleri hatırlar. İşçileriyle aynı servise biner, aynı yemekhanede yemek yer, kendisini hiçbir zaman patron gibi konumlandırmazdı.
Bu büyük başarının bir başka yönü de eğitim alanına yaptığı katkılardı. 1980’lerin sonunda kendi adıyla bir ilkokul yaptırdı. Bu okul yıllar boyunca Denizli’nin en başarılı okullarından biri oldu ve hâlâ onun adını taşımaya devam ediyor.
Emsan’ın görkemli yükselişinde Doğan Demircioğlu’nun kişisel mütevazılığı da dikkat çeker. Bu dev şirketin kurucusunun, vefatından sonra yapılan resmi işlemlerde iki mütevazı taşınmazdan başka bir özel mal varlığı olmadığı ortaya çıktı. Şirketten kazandığı tüm paylar sermaye artışına ya da yeni yatırımlara gitmişti. Onu tanıyan herkes bu durumu “şirketi kendi parası gibi değil, şehrinin emaneti gibi görürdü” diye anlatır.
Her şey yolunda giderken, 17 Temmuz 1998 akşamında, henüz 50 yaşındayken geçirdiği ani kalp krizi tüm Denizli’yi yasa boğdu. O gece şehrin her köşesinde aynı cümle duyuluyordu: “Bir dev adam gitti.” Onun ardından işçiler, esnaflar, futbolcular, yöneticiler, okul velileri ve öğrenciler bir araya gelerek günlerce anılarını anlattı. Bazılarına göre o sadece bir patron değil, “baba”ydı. Bazıları içinse Denizli sanayisinin önünü açan sembol bir figürdü. Kimi genç futbolcular bugün hâlâ “hayatımın dönüm noktası Doğan Ağabey’di” diye anlatıyor.
Emsan daha sonra zor dönemlere girse de, Türkiye'nin en bilinen markalarından biri olma özelliğini korudu ve yıllar sonra başka bir büyük marka tarafından satın alınarak yoluna devam etti. Ancak Doğan Demircioğlu’nun ardından geçen on yıllar boyunca değişmeyen tek şey, onun adı anıldığında duyulan saygı, minnet ve özlemdi.
Bugün Denizli’de herhangi bir dükkâna girip yaşlı bir esnafa “Doğan Demircioğlu nasıldı?” diye sorarsanız, çoğu gözleri dolarak şunu söyler:
“Adamlığın kitabını yazanlardan biriydi. Gitti ama izleri şehrin her yerinde.”
Kanalımıza Destek Olmak İçin:
/ @laststorybender
#belgesel #başarıhikayeleri #emsan
Информация по комментариям в разработке