Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @megastory42
#yeşilçam #tiyatro #sondakika #haber #gündem #güncel #magazin #ünlüler #film #belgesel
O zamanlar Beyoğlu evimizin bahçesi gibi neredeyse. Evden tiyatroya giderken ya da dönerken, hemen her gün rastladığım insanlar arasında kimler yok ki?.. Şevkiye Hanım, Melahat İçli Hanım, her gün aynı saatte Orman Birahanesi’ne girerken karşılaşıp konuştuğum Sait Faik, acele acele Galatasaray Lisesi’ne derse giderken yanağımdan makas alan Esat Mahmut Karakurt, Çiçek Pasajı’ndan çıkan Fikret Adil Bey, Beyoğlu mağazasına her gün uğrayan, her görüşte elini öptüğüm Hacı Bekir Ali Muhiddin Bey ki, bana annemin bütün plaklarını hediye etmişti. Ayrıca Tokatlıyan Oteli’nin vitrinlerinin ardında oturan Ali Naci Karacan, bazen Sedat Simavi, Yahya Kemal, Celalettin Ezine, kapı komşumuz Celal Sılay, sinemalarına giden Osman ve İhsan İpekçi Beyler, Cemali kardeşler, Sümer Sineması’nın şişman müdürü Fevzi Bey, Dişçi Siret Bey… Bunların çoğu amcalarımın, babamın tanışı, dostu, benim de selamlaştığım kişiler.” Gülriz sururi umutuz masum ve kendi halinde bir çocuktur. Onu bu hale getiren sebepse annesinin erken ölümü ve babannesinin katı tutumudur. Ama tiyatroyla ciddi anlamda tanışınca içinde sakladığı bütün boşlukları onun doldurur. çocukluğunda asla oynamadığı oyuncakj bebekleri yıllar sonra alacak ve içindeki çocuk ruhunun böyle doyuracaktı. Annesiz olmak erken büyümesine sebep olur gülrizin. Sosyal biri olmadığı için arkadaşı da yoktu o da tüm kalbiyle tiyatroya yönelip dostluğu da sevgiyi de orada bulur. Çünkü tiyatro sayesinde sosyalleşmeye arkadaşlar edinmeye şarkılar söyleyip dans etmeye başlar. Artık içindleki boşluğu dolduracak şeyi bulmuştu ve tiyatronun ana kattıklarını yıllar sonra şöyle anlatacaktı: “Tiyatro, beni hep bir ana gibi sardı sarmaladı. Ne sordumsa cevapladı. Öğretmekten hiç bıkmadı. Yol gösterdi. Seçimlerimde özgür bıraktı. Başarınca yüreklendirdi, taçlandırdı. Hatalarımın cezasını çektirdi. Ve beni, hayatın her türlü haline hazırlayan oyunlar oynattı. Sevgiyi, aşkı, ihaneti öğrendim. Zenginliği, fakirliği tanıdım. Seçim hep benimdi. Tiyatro, benim annemdi…” 12 yaşında muhsin ertuğrulun desteğiyle sahneye çıktığında kendisini dünyanın en güzel kadını hisseder. Tiyatrodan sonra sanatın başka dalları olan şan ve bale dersleri alır. 1943 yılında ilk kez kurbağalar ve su kızı oyunlarında başrol olarak sahneye çıkar. Artık profesyonel bir tiyatrocudur o. 1960 yılında dormen ve muammer karaca tiyatrolarıyla tanışır. 1961 yılında dormen tiyatrosunda sahnelediği sokak kızı irma oyunuyla ilhan iskender öldülünde en iyi kadın oyuncu seçilir. O yıllarda büyük aşkı olacak engin cezzar ile de tanışır. Engin cezar yale de okumuş amerikadan döner dönmez büyük oyunlarda yer almaya başlamışır. Gülriz onu hiç tanımamıştır ama sürekli olarak karşısına onun ismi çıkar. O sokak kızı irma engin de hamlette. ve nihayet tanıştıklarında ise gazeteler sokak kızı irma ile hamlet in aşkını yazmya başladı. Gülriz enginden 6 yaş büyüktü ama yine de aşkına karşı koyamıyordu. Aradaki yaş farkının sorun olacağını düşünüyordu ve yıllar sonra bir itiyrafta bulunacak ve şöyle diyecekti: ’3 sene sürsün n’olur’ dedim. Onun için bile değerdi”. Engin ve gülriz çifti 1962 yılında evlenir. Evliliklerini ise şöyle anlatır usta isim: “’Herhalde bu evlilik en fazla 10 yıl sürer!’ diye düşünmüştüm. Kimseyle bir ömür geçirebileceğimi hayal etmezdim. Ama oldu. 55 yıldır birlikteyiz. Ve her şey, fark etmeden, kendiliğinden oldu. İyi olaylar da, kötü olaylar da… Biz öyle bakakaldık. Engin’le boşandığım zaman, ‘Bu ayrılış bizi ya tam ayıracak ya da tamamen birleştirecek!’ diye düşünmüştüm”. Aradan yıllar geçti. İyisiyle kötüsüyle tutkulu bir aşktı yaşadıkları. Bu mutlu geçen yıllardan sonra bir hastalık peda oldu engin cezar a. Engin cezar konuşulanları almaz olmuş konuşma yeteneğini de kaybetmişti. Beyninde kocaman bir tümör belirmişti. Ancak inatçıydı engin cezar. Ne doktorun dediklerini yapıyor ne de ilaçlarını kullanıyodu. Bunun bedelini de ağır ödeyecekti. İlmal ettiği sağlığının sonucunda beyni bıhtı atmış ve ansızın aramızdan ayrılıvermişti. Gülriz ise hayatının aşkını kaybetmiş adeta bir kaosa sürüklenmişti. Bir yandan da kırgındı ona bir an önce ölmek istediği için içerlemişti sevdiğine ve o anları şöyle anlatmıştı: “En değerli şey vakit, sevdiğin insanla geçirdiğin vakit. Bu yaz, Engin’e bir şey için kızdım. Kendimce küstüm yani. O ne yapsa, oralı olmuyorum filan. Neyse yukarı çıktı, yatağa yattık. O böyle, ‘Hadi gel barışalım” der gibisinden kolunu uzattı, ‘Omzuma gel’ demeye getirdi. Eski Gülriz gitmezdi. Ama bugünkü Gülriz olarak düşündüm, nasıl olsa beş gün sonra gideceğim o omuza. O omuz, benim hayatta kendimi en huzurlu hissettiğim yer. Birden, ‘Neden vakit kaybedeyim ki?’ dedim, hemen gittim sarıldım. Gençliğimde böyle değildim”…
gülriz engini kaybetmişti ama onu yaşatacak bir sürü anı bırakmıştı.Ve en sev
#film #dizi #sondakika
Информация по комментариям в разработке