Kayseri’de Manevi İklim Ekranlara Taşındı Ramazan ayının manevi atmosferini izleyiciyle buluşturan “Bir Yudum Sohbet” programı, Kayseri’de sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştirildi. Ahmet Avanlıer’in sunumuyla ekranlara gelen programda, Ramazan’ın yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığı; sabır, merhamet, irade ve toplumsal birlik ayı olduğu vurgulandı.
Kayseri’de yayınlanan programın bu bölümünde konuk olarak Cavit Yurttaş Camii İmam Hatibi Ahmet Ebiçli yer aldı. İftar vaktine doğru günün telaşının yavaşladığı, kalplerin dinginleştiği zaman diliminde gerçekleşen programda Ramazan’ın bireysel ve toplumsal boyutları detaylı biçimde ele alındı.
“Ramazan Bir Hediye Ayıdır”
Programın açılışında Ramazan ayının anlamı üzerine değerlendirmelerde bulunan Ahmet Ebiçli, bu mübarek ayı “Allah’ın kullarına verdiği bir hediye” olarak tanımladı. Günlük hayatın yoğunluğu içerisinde manevi yönü ihmal edilen insanın, Ramazan sayesinde yeniden kendini muhasebeye çektiğini ifade etti.
İradenin Terbiyesi ve Manevi Koruma
Programda en dikkat çeken başlıklardan biri, orucun irade eğitimi boyutu oldu. Ahmet Ebiçli, orucun yalnızca bedensel bir açlık değil, aynı zamanda nefsi terbiye eden bir ibadet olduğuna işaret etti.
Gün içerisinde kimsenin görmediği bir ortamda dahi kişinin yeme-içmeden uzak durmasının, Allah bilinciyle hareket etmenin göstergesi olduğunu belirten Ebiçli, “Oruç Allah’ın bizi aç bırakmaya ihtiyacı olduğu için değil, irademizi güçlendirmek için farz kılınmıştır” ifadelerini kullandı.
Cemaatle Namazın Birleştirici Gücü
Programda cemaatle namazın toplumsal boyutu da geniş şekilde ele alındı. Ahmet Ebiçli, camide cemaatle kılınan namazın bireysel ibadetten farklı bir manevi haz sunduğunu belirtti.
Cami ortamının yalnızca ibadet edilen bir mekân olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendiği bir alan olduğunu ifade eden Ebiçli, cemaatin birbirinden haberdar olmasının önemine değindi. Bir cemaat üyesinin birkaç gün camiye gelmemesi durumunda diğerlerinin onu merak etmesinin, güçlü bir sosyal bağ oluşturduğunu söyledi.
Gençler ve Cami Algısı
Programın önemli başlıklarından biri de gençlerin cami ile ilişkisi oldu. Ahmet Ebiçli, camilerin yalnızca yaşlılara ait mekânlar olarak görülmesinin yanlış bir algı olduğunu ifade etti.
Gençlerin camiye yabancılaşmasının temel nedenlerinden birinin, caminin yeterince tanıtılamaması olduğunu dile getiren Ebiçli, Peygamber sevgisinin ve Allah bilincinin gençlere doğru yöntemlerle anlatılması gerektiğini söyledi. Sevdirmenin korkutmaktan daha etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Ebiçli, dini değerlerin tehdit diliyle değil, merhamet diliyle aktarılması gerektiğini belirtti.
Takva Kavramı ve Hayata Yansıması
Programda Ramazan ile birlikte sıkça anılan “takva” kavramı da detaylı şekilde ele alındı. Takvanın korkulacak bir kavram değil, Allah bilinciyle yaşamak anlamına geldiğini belirten Ebiçli, bunu dikenli bir yolda yürümeye benzetti.
Dikenlere basmamak için gösterilen hassasiyetin, hayatın her alanında günahlardan sakınma bilinciyle eşdeğer olduğunu ifade eden Ebiçli, takvanın inandığı değerleri hassasiyetle yaşamak anlamına geldiğini söyledi.
Sabır ve Modern Hayatın Hız Baskısı
Programda modern hayatın getirdiği hız kültürü de masaya yatırıldı. Günümüz insanının sabır konusunda ciddi zayıflık yaşadığını ifade eden Ahmet Ebiçli, teknolojinin hayatı kolaylaştırırken tahammülü azalttığını söyledi.
Oruç ve Toplumsal Saygı
Ramazan ayında oruç tutmayanlara karşı yaklaşım ve toplumsal saygı konusu da programda gündeme geldi. Oruç tutamayan kişilere karşı yargılayıcı olunmaması gerektiğini belirten Ebiçli, bunun kişisel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Ancak oruç tutanlara karşı da saygı gösterilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ebiçli, Ramazan’ın toplumsal hassasiyet ayı olduğunu dile getirdi. Karşılıklı anlayış ve saygının, toplumun birlik duygusunu güçlendireceğini söyledi.
Ramazan’ın Kazanımlarını Yıl Boyunca Sürdürmek
Programın son bölümünde Ramazan’ın geçici bir yoğunluk dönemi olmaması gerektiği üzerinde duruldu. Bir ay boyunca yoğun şekilde yapılan ibadetlerin, Ramazan sonrasında tamamen terk edilmesinin manevi kayıp oluşturacağı belirtildi.
Az da olsa devamlı ibadetin önemine değinen Ahmet Ebiçli, bir sayfa Kur’an okumanın, iki rekât namaz kılmanın veya samimi bir duanın bile büyük değer taşıdığını ifade etti. Ramazan’ın kazandırdığı alışkanlıkların yıl geneline yayılması gerektiğini söyledi.
İftar Duasıyla Son Buldu
Program, ezanın okunmasıyla birlikte yapılan iftar duası ile sona erdi. Duada, tutulan oruçların kabul edilmesi, Ramazan’ın hakkıyla idrak edilmesi ve ümmet bilincinin güçlenmesi temennisinde bulunuldu.
“Bir Yudum Sohbet” programı, Ramazan boyunca sabır, merhamet, takva ve birlik temaları etrafında sohbetlerle izleyiciyi manevi bir yolculuğa davet etmeye devam edecek.
Информация по комментариям в разработке