Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @megastory42
#sondakika #haber #gündem #dizi #film
Bir dönemin parlayan yıldızlarından, ekranların sevilen yüzüydü Orhan Şimşek. Seyirci onu gülen gözleri, naif rolleri ve güçlü oyunculuğuyla tanıdı. Oysa sahnenin ardında, sessizce büyüyen bir karanlık vardı. İç dünyasında verdiği savaş, zamanla tüm hayatını kuşattı. Herkesin imrendiği hayat, aslında görünmeyen derin bir yalnızlığın, bastırılamayan bir acının içindeydi. Ve bu acı, bir gün hiç kimsenin tahayyül bile edemeyeceği bir şekilde patladı. Öz babasının canına kıydığı o korkunç gün, hem hayatının hem kariyerinin kırılma noktası oldu. Bu olay, sadece bir insanın çöküşü değil; aynı zamanda magazin tarihine geçen en sarsıcı trajedilerden biri olarak kayıtlara geçti.
1985 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Orhan Şimşek, ilk, orta ve lise öğreniminin ardından Haliç Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Oyunculuğa 2000-2002 yılları arasında Kadıköy Halk Eğitim Deneme Sahnesi'nde başladı, ardından 2004-2005 yıllarında Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitim aldı. Sahnelerdeki başarısını ekranlara taşıması uzun sürmedi.
2007 yılında yayınlanan Genco dizisinde Ahmet karakteriyle izleyicinin dikkatini çekti. Ardından Karamel (2008), Nefes (2009), Sultan (2012) gibi yapımlarda rol aldı. 2013’te başlayan Küçük Gelin dizisinde Azad karakteriyle adeta kariyerinin zirvesine çıktı. Mütevazı bütçeli bu yapım, reytinglerde üst sıralardan inmedi ve büyük beğeni topladı. Bu dönemde Hazal Kaya ile kamera önünde evlendiği bölümle aynı gün, gerçek hayatta da Nuray Kayserilioğlu ile dünyaevine girdi.
Ancak ekranda gülen yüzünün ardında fırtınalar vardı. Psikolojik olarak çöküşe geçen oyuncunun, 2015 yılının Ocak ayında Yalova Çiftlikköy'de aniden kaybolması ailesini ve hayranlarını endişelendirdi. Evinde telefonunu, anahtarlarını ve tüm eşyalarını bırakarak ortadan kayboldu. Annesi Müyesser Şimşek yaptığı açıklamada, oğlunun üç aydır ilaçlarını kullanmadığını, “bipolar bozukluk” teşhisi konduğunu ve bu nedenle sık sık ataklar yaşadığını duyurdu. İki gün sonra evine dönen Orhan Şimşek’in basın danışmanı ise sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı.
Ancak bu, fırtınanın sadece sessiz bir arasıydı.
Nisan 2015’te babası Ali Şimşek ile birlikte Adıyaman’ın Menzil Köyü’ne doğru yola çıkan Orhan Şimşek’in bu yolculuğu, beklenmedik bir trajediye dönüştü. Olay günü, Kahta ilçesi kırsalında bir tarlada ihtiyaç molası verdiklerinde, ifadesine göre, tarlada yürürken bir ses duydu: “Babanı öldür, bize öyle gel.” Bu sesi duyduğunu ve etkisi altında kaldığını belirten Şimşek, aracın bagajından poşet içindeki bıçağı alıp cebine koyduğunu, ardından elbiselerini çıkarıp ekin tarlasına doğru ilerlediğini anlattı. Üşüdüğünü söyleyerek babasından battaniye istediğini, battaniyeyi aldığı sırada babasının arkasını dönmesini fırsat bilerek saldırıya geçtiğini belirtti.
O anları şöyle anlattı:
“Babam bana, ‘Yapma oğlum, tamam özür dilerim’ dedi ve benimle boğuşmaya başladı. Tam vazgeçecekken parmağımı ısırdı. Bu beni iyice çileden çıkardı. Onu yere devirdim. Babam yere sırtüstü düştü. Yine vazgeçmek üzereyken küfretti. Bu kez kontrolümü tamamen kaybettim ve vücuduna sayısız bıçak darbesi savurdum. Babam ‘baba baba’ diye bağırıyordu. Acı çektiğini görünce, bana yaptıklarını hatırlayıp, artık can çekişmesin diye nefes borusunu kestim.”
Olay sonrası toprakla teyemmüm yaptı, nehirde abdest aldı ve Menzil’e yakın karakola giderek teslim oldu. Sabah saatlerinde jandarma görevlileriyle birlikte olay yerine giderek babasının cansız bedenini gösterdi. Ali Şimşek’in cesedi, Kahta merkezine yakın Salkımbağ Köyü'ndeki bir tarlada bulundu.
Savcılıkta verdiği ifadede Orhan Şimşek, olayın detaylarını tüm açıklığıyla anlattı. Yıllardır babasıyla anlaşamadıklarını, babasının sürekli özel hayatına karıştığını, onu küçümsediğini, ağabeyiyle kendisi arasında sorun çıkardığını belirtti. Şöyle dedi:
“Bundan iki yıl önce babamların İstanbul’daki evinde kalıyordum. Ona dayanamayıp bıçak çektim. Kendini pencereden aşağı attı. 29 yaşıma kadar üzerimde hüküm sürmeye çalıştı. Abimi dolduruşa getirip üstüme saldı. Beni polise şikayet etti. Bu baskılar sonucu bugün sahip olduğum bipolar bozukluğu geliştirdim.”
Babası hakkında daha da sert ifadeler kullandı:
“Tanınmış kişiliğim her geçen gün onun sayesinde zedelenmekteydi. Mart ayında 25 gün Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Hastanesi’nde yattım. Taburcu oldum, ama babam hâlâ çevreye kendini iyi, beni kötü göstermeye çalışıyordu. Kendisi dindar biri değildi ama dini kullanarak insanlara öyle görünüyordu. Ona doğru ibadet biçimini öğretmek için Adıyaman’a götürmeye karar verdim. Bu teklif ondan değil benden geldi ve o da bunu memnuniyetle kabul etti.”
Orhan Şimşek savcılıktan iki şey talep etti:
İdamla yargılanmak veya tek kişilik hücrede tedavi görmek. Kendi doktorunun tedavisine devam etmesini istedi. Tutuklanarak Adıyaman E Tipi
#kimdir #sondakika #haber
Информация по комментариям в разработке