Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:
/ @tarihveturkler
İnstagram: / tarihveturkleregitim
Osman Gazi'nin ünü, Bizanslı tarihçi Pachymeres'in onu "Anadolu beylerinin en atılganı" olarak tanımlamasıyla artmaktaydı. Çevresinde toplanan ve ileride kapıkulu teşkilatının temelini oluşturacak olan "nökerler" arasında, sonradan Müslüman olup "Abdullah" adını alan Harmankaya Tekfuru Köse Mihal de bulunuyordu. Mihaloğulları olarak bilinecek olan onun soyu, gelecekte önemli akıncı ailelerinden biri olmuştur. Bapheus ve Dinboz savaşlarındaki başarılarının ardından Osman Gazi, 1304 yılında yaklaşık 5000 askeriyle Sakarya Seferi'ne çıktı. Bu seferde Leblebici ve Lefke kaleleri barış yoluyla teslim olurken, Akhisar tekfuru savaşta yenilgiye uğratıldı ve Geyve hisarı boş olarak ele geçirildi. Osman Gazi seferdeyken Çavdar Tatarları Karacahisar'ı yağmaladı, ancak Orhan Bey Oynaşhisarı'nda Tatarları mağlup etti. 1305 yılında Osman Gazi, sağlık sorunları ve oğlunun liderliğini test etme amacıyla, Orhan Bey'i Köse Mihal gibi komutanlarla sefere gönderdi. Orhan Bey, bu seferde Karaçepüş, Absuyu ve Kara Tigin kalelerini fethederek Bursa-İznik yolunu kesti. Bu tarihten itibaren Osman Gazi'nin fiilen yönetimi Orhan Bey'e devrettiği ve geri çekildiği anlaşılmaktadır.
Aynı dönemde Anadolu'da başka önemli gelişmeler de yaşanmaktaydı. 1308'de Sultan II. Mesut'un ölümüyle Anadolu Selçuklu Devleti fiilen sona erdi. Germiyanoğullarına bağlı bir subaşı olan Aydınoğlu Mehmet Bey, fethettiği Aydın ve çevresinde kendi beyliğini kurdu. Kuzeyde ise Candaroğlu Süleyman Bey, 1309'da Kastamonu'ya baskın düzenleyerek Çobanoğulları Beyliği'ne son verdi ve Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği'ni kurdu. Adalar denizinde ise Menteşe Beyliği'nin daha önce fethettiği Rodos, 15 Ağustos 1310'da Sen Jan Şövalyeleri tarafından geri alındı.
KAYNAKÇA - DİPNOT
Halil İnalcık, Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları, İsam Yay., İstanbul, Mart, 2010, s. 22-23.
https://islamansiklopedisi.org.tr/mih... (Erişim Tarihi 27.10.2025)
İnalcık, a.g.e., s. 38
Feridun Emecen, Osmanlı Tarihinin Kuruluş ve Yükseliş Tarihi (1300 – 1600), Türkiye İşbankası Yay., İstanbul 2016, s. 42.
Leblebici kalesinin yeri hakkında detaylı bilgi yoktur. Yapılan araştırmaya göre Gölpazarı civarında olduğu tahmin edilmektedir. Yaptığımız araştırmaya göre Uzunçarşılı Büyük Osmanlı Tarihi kitabının 1. Cildinde 111. Sayfada ve 1. Dipnotta bu kalenin Gölpazarı civarında olduğunu söylemektedir. Kültür envanterinin internet sitesine baktığımızda güncel olarak (Erişim Tarihi 27.10.2025) tarihinde Leblebici kalesinin yeri tam olarak gösterilmemiştir. Kısacası bu kalenin Gölpazarı’nda olduğunu Uzunçarşılı’nın kitabından tarih ediyoruz.
İnalcık, a.g.e., s. 38.
İnalcık, a.g.e., s. 38-39.
Osman Gazi’nin yaptığı bu sefer neticesinde Geyve’nin fethinden sonra kaynak aldığımız Halil İnalcık’ın Yükseliş Dönemi Sultanları kitabında Tekfurpınarı isimli bir bölgenin daha fethedildiğini belirtir. Ancak Tekfurpınarının nerede olduğu hakkında bilgi edinemedik. Gerek Feridun Emecen, gerek Fuat Köprülü ve gerekse İsmail Hakkı Uzunçarşılı burasıyla ilgili bilgi vermemektedir.
Aşıkpaşazade s. 80.
Erhan Afyoncu, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Yeditepe Yay., İstanbul, 2018, s. 37.
Afyoncu, a.g.e. s. 37-38.
İnalcık, a.g.e., s.40.
https://islamansiklopedisi.org.tr/mes... (Erişim Tarihi 28.10.2025)
İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Büyük Osmanlı Tarihi, C.1, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 2019, s. 111.
Ali Sevim, Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 1995, s. 493.
Uzunçarşılı, a.g.e., s. 65 – 66.
Uzunçarşılı, a.g.e., s. 81 – 82.
Uzunçarşılı, a.g.e., s. 82.
https://islamansiklopedisi.org.tr/can... (Erişim Tarihi 28.10.2025)
Uzunçarşılı, a.g.e., s. 132.
Информация по комментариям в разработке