Bak, zaman bir nehir gibi, durmuyor hiç, akıp gidiyor
Kıyıya vuran her hatıra, güneşin altında tek tek eriyor.
Eskiden parlayan o umutlar, şimdi içimde her gün ölüyor
Ve yorgun gözlerim, ufukta kaybolan o dünü özlüyor.
Gözlerimi kapatsam, gölgen düşer yollara,
Sözlerim mühürlenir, sığmaz oldu yıllara.
Bu amansız yangınım, savrulur uzaklara;
Dünya dönmüyor artık, asılı kaldı anılara.
Unutmak istesem de her yol sana çıkıyor,
Geçmişin hayali ruhumu her gün yıkıyor.
Bu sessiz çığlığım gökyüzünü yakıyor,
Zaman bir nehir değil, sadece içime akıyor.
Kaçmak istesem de gölgem peşini bırakmıyor,
Anıların zehri damarımda, kalbim artık atmıyor.
Sana çarpan bu fırtına, limanlarda yatmıyor,
Güneş artık dışarıda değil, sadece bende batıyor.
Zaman geçer elbet, her yara bir gün kabuk bağlar
Ama bu sessizliğin içinde, feryat eder yankılanan dağlar.
Zihnim bir müze, her köşesinde senin tozlu izin saklı
Ruhum artık yorgun, bu derin uykularda bulur ancak hakkı.
Unutmak istesem de her yol sana çıkıyor,
Geçmişin hayali ruhumu her gün yıkıyor.
Bu sessiz çığlığım gökyüzünü yakıyor,
Zaman bir nehir değil, sadece içime akıyor.
Kaçmak istesem de gölgem peşini bırakmıyor,
Anıların zehri damarımda, kalbim artık atmıyor.
Sana çarpan bu fırtına, limanlarda yatmıyor,
Güneş artık dışarıda değil, sadece bende batıyor.
Kırık bir aynayım şimdi, bin parçaya bölünmüş yüzüm,
Her bir parçada ayrı bir kış, bitmek bilmeyen o güzüm.
Dudağımda yarım kalan, söylenmemiş her bir sözüm,
Küllerin arasında saklı, sönmeye yüz tutmuş közüm.
Unutmak istesem de her yol sana çıkıyor,
Geçmişin hayali ruhumu her gün yıkıyor.
Bu sessiz çığlığım gökyüzünü yakıyor,
Zaman bir nehir değil, sadece içime akıyor.
Artık ne sesin gelir uzaklardan, ne de bir ayak izi,
Dalgalar yuttu sonunda, bizden kalan o son denizi.
Zaman bitti, nehir durdu; sildi attı hepimizi,
Sadece bu karanlık tanır, ruhumdaki o derin izi.
Информация по комментариям в разработке