Lemaat Dersleri - Prof. Dr. Şadi Eren
اَلْحَقُّ يَعْلُو bizzât, hem akıbet muraddır
Ey arkadaş! Bir zaman, bir sâil dedi:
“Mademاَلْحَقُّ يَعْلُو haktır.
Neden kâfir müslime, kuvvet hakka galibdir?”
Dedim: Dört noktaya bak! Bu müşkil de hallolur.
Birinci nokta şudur:
Her hakkın her vesilesi
Hak olması lâzım değildir.
Öyle de her bâtılın her vesilesi
Bâtıl olması yine lâzım değildir.
Neticesi şu çıkar:
Hak olan bir vesile, bâtıl vesileye galibdir.
Dolayısıyla bir hak bir bâtıla mağlubdur.
Muvakkaten, bilvasıta olmuştur,
Yoksa bizzât hem daima değildir.
Lâkin akıbet-ül akıbet
Her dem yine hakkındır.
Kuvvetin bir hakkı var,
Bir sırr-ı hilkati var.
İkinci nokta şudur:
Her müslimin her vasfı müslim olmak vâcibken,
Haricen her dem vâki’, sâbit değildir.
Öyle de her kâfirin her vasfı kâfir olmak,
Küfründen neş’et etmek yine lâzım değildir.
Her fâsıkın her vasfı fâsık olmak,
Fıskından neş’et etmek,
Öyle de her dem sâbit değildir.
Demek bir kâfirin müslim olan bir vasfı,
Müslimdeki lâmeşru’ vasfına galib olur.
Bilvasıta o kâfir dahi ona galibdir.
Hem dünyada hayatın hakkı şamil u âmmdır.
O rahmet-i âmmenin bir cilve-i manidar,
Onun bir sırr-ı hikmeti var,
Küfür mâni değildir.
Üçüncü nokta şudur: O Zât-ı Zülcelal’in
İki vasf-ı kemâlden iki şer’i tecelli.
Vasf-ı iradeden gelen meşietle takdirdir.
O da şer’-i tekvinî.
Vasf-ı kelâm’dan gelen şeriat-ı meşhure.
Teşriî evamire karşı itaat isyan nasıl olur,
Öyle de tekvinî evamire itaat, isyan olur.
Birincisi galiben dâr-ı uhrada görür
Mücazatı, sevabı, ikincisi ağleben
Dâr-ı dünyada çeker, mükâfat u ikabı.
Mesela nasıl sabrın mükâfatı zaferdir,
Ataletin mücazatı sefalet.
Öyle de sa’yin sevabı olur servet,
Sebatta da galebedir mükâfat.
Zehirin ikabı bir maraz,
Panzehrin sevabı bir sıhhattır.
Bâzan iki şeriat evamiri
Bir şeyde beraber müctemi’dir.
Her birine bir cihet.
Demek tekvinî emre itaat ki bir haktır.
İtaat galib olur, o emrin isyanına
Ki bir tavr-ı bâtıldır.
Bir bâtıla vesile olmuş olursa bir hak,
Vaktaki galib olsa
Bir bâtıla ki, olmuş o da vesile-i hak.
Bilvasıta bir hakkın bir bâtıla mağlubdur,
Fakat bizzât değildir.
Demek اَلْحَقُّ يَعْلُو bizzât demektir.
Hem akibet muraddır, kayd-ı haysiyet maksuddur.
Dördüncü nokta şudur:
Bir hak bilkuvve kalmış
Yahut kuvvetsiz kalmış.
Ya mahluttur, hem mağşuş.
Ona da bir inkişaf,
Ya bir taze kuvvet vermek lâzım gelmiştir.
Mühezzeb u müzehheb
Yapmak için muvakkat
Bâtıl ona musallat, tâ ki sebike-i hak
Ne miktar lüzum vardır.
Tâ mahz u hâlis çıksın
Mebadide, dünyada
Bâtıl etse galebe, fakat kazanmaz harbi.
“Akibet-ül müttakin” ona vurur bir darbe!
İşte bâtıl mağlubdur. اَلْحَقُّ يَعْلُو sırrı
Onu çarpar ikaba, işte hak da galibdir.
Vesile Olan Yapan Gibidir! Beğenip Paylaşarak destek olabilirsiniz...
Feyyaz Bilim Ve Gelişim Derneği
İman ve islamiyeti anlatan türkçe ve diğer dillerde onlarca İnternet Sitesi, Mobil Uygulama ve Eğitim Hizmetleri
Youtube Sayfalarımız:
╚► / sorularlaislamiyet
╚► / nurpenceresi
╚► / feyyaztv
╚► / feyyazcocuk
İnternet Sitelerimiz:
╚► https://sorularlaislamiyet.com/
╚► https://sorularlarisale.com/
╚► https://feyyaz.tv/
╚► https://feyyazcocuk.com/
╚► https://kuran-ikerim.org/
╚► https://binbirhatim.com/
Информация по комментариям в разработке