1
Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Sözünü bilen kişinin yüzünü ağ ide bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
keleci: a. esk. Öz veya kusursuz, düzgün söz: *Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz -*Yunus Emre.
keleci: Sözleşme, anlaşma.
keleci, (geleci): Söz, lakırdı
----------------------------------------
2
Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı
Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz
Seçtiğiniz kelime "bitire", Yunus Emre'nin şiirinde geçen önemli bir ifadedir. Bu dizede "Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı" ifadesi yer almaktadır.
Bu dizedeki "bitire" kelimesi, şiirin aslında "kestire" olarak geçmektedir. Yani "Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı" şeklindedir. Burada "kestire" kelimesi "kesmek, bitirmek" anlamındadır.
Şiirin bu kısmı şöyle yorumlanabilir: "Bir söz savaşı bitirebilir, bir söz başın kesilmesine neden olabilir." Burada sözün hem olumlu (savaşı bitirme) hem de olumsuz (başın kesilmesine neden olma) gücüne vurgu yapılmaktadır.
------------------------------------
3
Kelecilerin bişürgil yaramazını şeşürgil
Sözün us ile düşürgil demegil çağ ede bir söz
Seçtiğiniz beyitte (3. beyit) geçen yabancı ve eski Türkçe kelimeler şunlardır:
Kelecilerin: "Keleci" kelimesinin çoğulu, yani "sözler"
Bişürgil: Pişirmek, olgunlaştırmak
Şeşürgil: Çözmek, ayırmak, açmak
Us: Akıl
Demegil: Deme, söyleme (eski Türkçe'de -gil/-gıl eki emir kipini ifade eder)
Çağ: Burada "zamansız, uygunsuz" anlamında kullanılmıştır
"Bişürgil" kelimesi eski Türkçe'de "pişirmek, olgunlaştırmak" anlamına gelmektedir. Yunus Emre'nin bu beyitinde geçen bu kelime, sözleri pişirmek yani olgunlaştırmak, düşünerek söylemek anlamında kullanılmıştır. Beyit şöyle tercüme edilebilir:
"Şeşürgil" kelimesi eski Türkçe'de "çözmek, ayırmak, açmak" anlamına gelmektedir. Yunus Emre'nin bu beyitinde, bu kelime "yaramaz/faydasız olan sözleri ayıklamak, çözmek" anlamında kullanılmıştır.
"Sözlerini olgunlaştır (pişir), yaramaz/faydasız olanları ayıkla/çöz. Sözünü akıl ile söyle, zamansız/uygunsuz söyleme."
"Düşürgil" kelimesi eski Türkçe'de "düşürmek, indirmek, yerleştirmek" anlamına gelir. Yunus Emre'nin bu dizesinde "sözün us ile düşürgil" ifadesi, "sözü akıl ile düşün/yerleştir" yani "sözünü akılla söyle" anlamında kullanılmıştır.
--------------------------------
4
Gel ehî ey şehriyâri sözümüzü dinle bâri
Hezâr cevher ü dînârı kara toprağ ede bir söz
Seçilen beyitte (4. beyit) geçen yabancı kelimeler şunlardır:
ahî: kardeş, dost anlamında
iy/ey: seslenme ünlemi
şehriyâr: hükümdar, sultan
bâri: hiç olmazsa, en azından
hezâr: bin, binlerce
gevher: mücevher
dînâr: altın (para birimi)
Yani beyit şöyle çevrilebilir:
"Gel kardeş, ey hükümdar, hiç olmazsa sözümüzü dinle. Bir söz, binlerce mücevher ve altını kara toprak edebilir."
-------------------------------------
5
Kişi bile söz demini demeye sözün kemini
Bu cihân Cehennem'ini sekiz uçmağ ide bir söz
1. beyitte geçen yabancı kelimeleri analiz edersek:
dem: Zaman, vakit, an.
kemini: "Kem" kelimesinden gelir, kötü, eksik, yetersiz anlamında.
cihân: Dünya, âlem.
uçmağ: Cennet.
Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir:
"Kişi sözün söyleneceği zamanı bilmeli, kötü/eksik söz söylememeli. Bir söz, bu dünyanın cehennemini sekiz cennet edebilir."
-----------------------------------------------------
6
Yürü yürü yolun ile gâfil olma bilün ile
Key sakın key dilin ile cânına dâğ ede bir söz
Bu beyitte (6. beyit) geçen yabancı ve arkaik Türkçe kelimeler şunlardır:
gâfil: Dikkatsiz, ihmalkâr, habersiz
key: Çok, pek, gayet
dilün: Dilin (eski Türkçe)
cânına dâğ: Canına yara/acı
İde: Eder, yapar (eski Türkçe)
Dağ: yara, acı
Bilün: "bilgi, ilim, bildiğin şey" anlamına gelmektedir. Bu beyitte "bilün ile" ifadesi "bilginle, sahip olduğun bilgi ile" anlamında kullanılmıştır.
Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir:
"Kendi yolunda yürü, bildiğin yoldan şaşma/gafil olma. Diline çok dikkat et, bir söz canına yara açabilir."
---------------------------------------------------------
7
Yûnus şimdi söz yatından söyle sözü gâyetinden
Key sakın o şah katından seni ırağ ede bir söz
imdi: Şimdi, artık.
yat: Yabancı, el, uzak.
gâyet: Son, nihayet, uç nokta.
key: Çok, pek, gayet.
şeh: Şah, hükümdar, padişah.
katından: Yanından, huzurundan.
ırağ: Uzak, ırak.
ide: Eder, yapar (eski Türkçe).
Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir:
"Yunus, artık sözü yabancılıktan uzak söyle, sözün özünü/sonunu söyle. O padişahın huzurundan seni uzaklaştırmasın diye sözüne çok dikkat et."
Информация по комментариям в разработке